Pazar, Haziran 18, 2006

Akşam vaktinin ağırlığı çökmüş bir gece yaklaşıyordu ufuktan. Zamana aykırı bir günbatımı koşuşturan insanlara oyun oynar gibiydi. Akşamüstlerinin serin imbatıyla sahile doğru ilerlerken dalga seslerinde aradığı huzuru bulacaktır nefes alan ve seven her insan.

Suyun verdiği rahatlamayla oturup taşlara elinde bir şişe köpek öldürenle mutluluk düşleri kurmaya başlar. Para düşler aşk ve yaşamak ister gönlünün istediğince. Ekşi tadından çok adı hoşuna gider elindeki şişenin.

Yavaş yavaş yudumlarken seyre dalar gün batımını. Her gece bir umuttur ona. Yaşanması gereken bir zamanlar hiç tatmadığı kadar dolu dolu.

Kısa kısa hikayeler gibi çevresinde yaşananları not etti kafasına. Uyumak isteğine rağmen saatlerdir oturduğu yerden kalkarak en yakın markete gidip bir şişe daha şarap aldı. Yaşam uyumaya yetmeyecek kadar kısaydı belki de.

8 Comments:

Blogger OzgeBozkurt said...

"...dalga seslerinde aradığı huzuru bulacaktır nefes alan ve SEVEN her insan...." bu cümleyi sevdim.Dalga seslerinin arasından huzuru çekebilmek... Evet,bunun için sevmek lazım... Ve hayal kurmak... Ama Eğer imkansıza dostsa o hayaller,bi köpek öldüren yardımcı olabilir bir süreliğine... "Hiç yok"tan iyidir,şarabın yardımıyla hayalleri bir süreliğine gerçekmiş gibi hissetmek... Uyumakta o dillerdeki "hiç yok" sa eğer.. Haklısın uyumamak lazım,en azından hayaller ve bi kaç şişe şarap varken...

Blogger Luciferyni said...

"Yaşam uyumaya yetmeyecek kadar kısaydı belki de."

bence de..

not:film için teşekkürler

Blogger Bulsara said...

Özge: Hayallerin var olduğunda yaşamın her anı senindir.

Luciferyni: Belkide uyuduğumuz anlardaki rüyaların eksikliğidir bana bunları söyleten.

not: Rica ederim çok seveceğini umuyorum :)

Blogger Gamzeli said...

güzeldi....elinize sağlık..

Blogger Bulsara said...

Geceye bıraktım nefesimi söz olurken nafile soluk alış verişlerim buğulu camda yakalayıp onları beyaz kağıdı kirlettim kalemimin en koyu rengiyle.

Ve sizlerle paylaştım.

Blogger XMAN said...

"Yaşam uyumaya yetmeyecek kadar kısaydı belki de". Bu hayatın kısalığını ve belirsizliğinin farkına varan birinin sözleri.geceleri uyumadan bu süre 2 katına çıkarılabilir.ama uykusuzluğa bir çare bulunmalı:)

Blogger vintage biscuit said...

kopek oldurenn
yakiisirrrrrr:))

Blogger Bulsara said...

Xman: Uykusuzluk dertlerin en önemsizi gözlerini kapattığında yok olup gider. Oysa nice dertler var ölümün bile sonlandıramadığı.

Vintage: Dalgalı bir deniz kenarında şampanya içerek hüzün nedir öğrenemez insan. Öğrencinin kalmi defteri ve kitabından sonra en önemli tanımlamasıdır okul arkasında içilen köpek öldüren. Paylaşmanın en güzel örneğidir. Aranızda para toplayıp aldığınız şaraptan usturupluca alınan bir yudumdan sonra gözlerinin içine gülerek bakıp uzatırsın dostuna ve beklersin sıranın sana tekrar geldiğinde şişede hala biraz daha şarap kalması umuduyla.

Yalnız ve parasız günlerin değil sadece yalın halin temsilcisidir tek başına bir köşeye sinip çekilen şarap.

Şarap hayat
Hayat aşk
aşk kırmızı
kırmızı şarap rengidir.

hayatsa hep kendini yineleyen sözcükler
bırak devam etsin
şarabın kırmızısı tadında.
yaşanmaya değer ne varsa.

Yorum Gönder

<< Home