Pazar, Ağustos 06, 2006


Buresmi sabaha karşı 4 te çektim eh böyle bir manzarada şiir yazmak için şair olmak gerekmiyor herhalde :)








Bunları da cumartesi sabaha karşı yazdım.

1-
Issız bir suyun
Akışından
Uzak
Yağan yağmurdan
Bir damla

Yapraklarından süzülürken
Söğüt ağacının
Gölgesinde açan gül goncasında
Son bulur yolculuğu

Tenindeki tuzlu
Göz yaşı
Süzülerek
Toprağa karışır

Ve son bulmaz acıların
Gül goncası büyümez
Bir yağmur damlasıyla
Göz yaşlarından
Sakınmadan
Yaşanmaz
Hayatın yalnız yüzünde


2-
Kapının ardındaki
Dünyanın
Anahtarı
Elinde artık

Nerdesin
Dünden önce yaşadığın
Hayatın
Düşlerinde.

Zaman
Kısacık döngüler halinde
Nefes alıp veriyor
Hikayesi olan
Her an
Canlı
Tıpkı sen ve ben gibi

Nefes alıp veriyor
Binlerce farklı bedende
Mavi gökyüzünün altında
Aşk zamanı ele geçiriyor

Ve zamanın adı
Anılmıyor artık
Her nefes
Boşa tüketilmekte

Oysa ayrılığında bir zamanı var

3-
Sıradan günlerin
Umutsuz akşam üstüleri
Var gibi
Şehrin
Issız köşelerinde

Bekler gibi
Yaşamın içinden
Çıkıp gelecek
Hayallerin umudunu


Darcık odalarında
Yarı aç
Yarı tok
Bir insan uyur
4 tane duvardan ibaret olmayan evde

Hayalleri vardır çünkü
Yarına olmasa da
Geleceğe inanır

İnsanlar ölür
Sıradan akşam üstülerinde
Umutsuz şehrimin
Her bir köşesinde

Yaşamın tadını
Henüz bilmeyen.

26 Comments:

Blogger ZEHRA said...

günaydın;)

bu kadar güzel şiirden sonra ne yazılır ki yorum olarak:) hepsi bir birinden güzel;)eline sağlık:)

Blogger Bulsara said...

Sağolasın zaten körler sağırlar birbirini ağırlara döndük kimsecikler kalmadı ortalıkta ikimizin dışında :) Herkes bi yerlerde tatilde...

Blogger ZEHRA said...

hehehe:)) işler kesat olsun boşver..allah kerimdir:)) kışa açılır inşallah işlerimiz:))

Blogger Nilüfer said...

Şiirler,insanların duygularını en iyi yansıttıkları satırlardır.Duygu yoğunluğunun yaşanıp bunların bir anda sözlere döküldüğü söz öbekleridir.
Şiirin güzel.
Üzülmeyin arkadaşlar sizde tatile çıkarsınız daha yaz sezonu bitmedi...

Blogger ZEHRA said...

BEN ÜZÜLMÜYORUM..HİÇ ÜZÜLMÜYORUM HEMDE..ÇOK MUTLUYUM..MUTLULUKTAN UÇUYORUMMMM...

YALANNN YALANNNNN:)))))))) TATİL İSTİYORUMMM..TATİLLLLL:(((((((((

Blogger Bulsara said...

nilüfer: beğenmene sevindim insan takdir edilince daha bi hoşuna gidiyo :)

Zehra : Bendeeeeeeee

Blogger Bulsara said...

Bu yeni eklediğim fotoğraf ayın son dördün hali bugün yada yarın akşam ay dolunay olduğunda daha güzel bi fotoğraf çekmeyi umud ediyorum. :)

Blogger Gamzeli said...

FOTO BENİM HOŞUMA GİTTİ...BU BORNOVADAN GÖRÜNÜŞMÜ ?

Blogger Nilüfer said...

Sabahın 4'üne kadar uyku tutmadı sanırım.İyiki de tutmamış :-) bak harika bir görüntü yakalamışsın.Şiirlerini böyle güzel fotoğraflarla renklendirebilirsin.

Blogger Bulsara said...

Gamzeli : ufuk beye sorun o da aynı manzaraya bakıyo her akşam :)

Nilüfer : Yok sabahın 4 üne kadar uyku tuttu da o saatte kalkıp fotyu çekip bi daha yattım :)

Blogger Bulsara said...

yaws bu sabah kalktım ama ya yanlış saatte kalktım annamadım nasıl oldu ayın konumu çok farklıydı bişiler ters gitti :(

Blogger number_10 said...

hakkaten foto çok güsel ya..şiirlere zaten laf yok yane:))

Blogger Bulsara said...

number_10: sağolasın işte bu manzaraya bakarken çıkıyo bööle şiirler ben sadece bakıp yazıyorum :) ilham kaynağım burası....

Blogger Nilüfer said...

Bir sabah bende böyle çok güzel bir görüntü yakalamıştım.Benim sayfada linkler arasında yer alan Suat Bey bu fotoğrafa güzel bir kaligrafi çalışması çok güzel bir söz yazmıştı.Oldukça eski tarihlerde yayınladım bunu.

Blogger Bulsara said...

hımms
sizide tebrik etmek lazım :)

ben oldum olası geceye denize ve ayışığına tutkunumdur ay her gece benim odamı aydınlatır ve ben bunu çooook severim bu anlatılmaz bir duygu karanlıkta var olma çabası gibi herkese herşeye inat sanki :)

Blogger Gamzeli said...

oooooooo ne güzel hemen gidiyorum sormaya :)

Blogger Bulsara said...

They call me The Wild Rose
Beni Yaban Gülü diye çağırırlar

But my name was Elisa Day
Fakat benim adım Elisa Day

Why they call me it I do not know
Bilmem ki neden beni böyle çağırırlar

For my name was Elisa Day
Çünkü benim adım Elisa Day

From the first day I saw her I knew she was the one
Onu gördüğüm ilk günden beri, biliyordum o aradığım kişiydi

She stared in my eyes and smiled
Gözlerimin içine baktı ve gülümsedi

For her lips were the colour of the roses
Dudakları güllerin rengindeydi

That grew down the river, all bloody and wild
Nehrin aşağısında yetişenlerden, kan renkli ve yabani

When he knocked on my door and entered the room
Kapımı çalıp, odaya girdiğinde

My trembling subsided in his sure embrace
Ürpertim onun kat'i kucaklamasıyla yatıştı

He would be my first man, and with a careful hand
İlk aşkım olabilirdi, ve nazik elleri
[Chorus]

He wiped at the tears that ran down my face
Yüzümden kayan gözyaşlarını sildi

On the second day I brought her a flower
İkinci gün ona bir çiçek götürdüm

She was more beautiful than any woman I'd seen
Tüm kadınlardan daha güzeldi o, şu ana kadar gördüğüm

I said, 'Do you know where the wild roses grow
Dedim ki: "Biliyor musun yaban güllerinin yetiştiği yeri,

So sweet and scarlet and free?'
O kadar tatlı ve al ve özgür ki

On the second day he came with a single red rose
İkinci gün tek bir kırmızı gülle geldi

Said: 'Will you give me your loss and your sorrow'
Dedi ki: 'Bahşeder misin bana kaybını ve kederini?'

I nodded my head, as I lay on the bed
Başımla onayladım, yatağa uzanırken

He said, 'If I show you the roses, will you follow?'
Dedi ki: 'beni takip eder misin, sana gülleri gösterirsem?'
[Chorus]

On the third day he took me to the river
Üçüncü gün beni nehre götürdü

He showed me the roses and we kissed
Bana gülleri gösterdi ve öpüştük

And the last thing I heard was a muttered word
Duyduğum son şey fısıltılı bir sözdü

As he knelt (stood smiling) above me with a rock in his fist
Yumruğundaki bir kayayla, önümde diz çökülüydü(gülümseyerek durdu)

On the last day I took her where the wild roses grow
Son gün onu yaban güllerinin yetiştiği yere götürdüm

And she lay on the bank, the wind light as a thief
Ve banka uzandığında rüzgar bir hırsız gibi konmuştu

And I kissed her goodbye, said, 'All beauty must die'
Ve elveda öpücüğü verdim, dedim ki: 'bütün güzellikler ölmeli'

And lent down and planted a rose between her teeth
Ve eğildim ve dişlerinin arasına bir gül yerleştirdim
[Chorus]

Blogger burcyni said...

kendine gelmişin aferin be..ha şöyle..

tüm dostların da yamacında..sakın bırakma..bakh ben de geldimm:))

seni şiirlerinle görmesi güsel..bıraktığım yerdesin..;) :))

Blogger Bulsara said...

ehü ehü efet özlem sona erdi burcyni döndü :))

Değerli övgülerin için çok teşekkür ederim layık olmaya özen göstereceğim.

Blogger OzgeBozkurt said...

Bende geldim ;).Şiirler gene çok güzel... Ama başım ağrıyo :( Aspirin gibisi yok bi kaç gündür.Bi onla anlaşıyoruz. :(

Blogger . said...

SELAM
BENDE ZİYARETE GELDİM :))
ŞİİR GÜSEL,
FOTO SÜPER
ELİNE SAĞLIK :)

Blogger Bulsara said...

Özge : :( hayırdır yaws sende ne warda başın ağrıyo göslüğünü takmadığın için değildir umarım :( geçmiş olsun ama dikat et fazla ilaç kullanımı zararlı...

Peace: Hoşgeldin :)
wala elimden geldiğince birşeyler yazmaya çabalıyorum işte arkadaşlarım beğenirse bende mutlu oluyorum. Daha bi sürü foto varda ekliycek zaman yok aslında...

Blogger . said...

EKLE BENCE HEMDE ZAMAN KAYBETME :)

Blogger Bulsara said...

pazartesiden önce imkansız :(

Blogger pinkmoon said...

aaa ne kadar güsel bi görüntü ne güsel dökülmüş dilinden kelimeler..

Blogger kayhan said...

Seni kendime transfer yapıcam bonservisin ne söyle??

Yorum Gönder

<< Home